5 Ekim 2017 Perşembe

Diadermine Marka Yüz Temizleme Jeli




Merhaba, bugün sizlere Diadermine markasının yüz temizleme jelinden bahsedeceğim. Fiyat ve içerik açısından en başarılı markalardan biri Diadermine. İçeriği fena değil ve fiyatı da uygun özellikle indirim zamanlarında daha da uyguna almak mümkün.



Önceki yazılarımda da belirtmiştim ben jeli daha çok seviyorum ve daha uzun süre gittiğini düşünüyorum. Diadermine'ın de şeffaf ve yüzü yakmayan bir yapısı var. Yıkadıktan sonra bir ferahlama hissediyorsunuz ve ayrıca kokusuz bir ürün. Yani koku nedeniyle kullanamayanlar için de iyi bir ürün. Ben hassas bir cildim olduğu için hassas ciltlere özel olanını kullanmıştım ve hiçbir yan etkisini görmedim. Yani kızarma, yanma, gerilme gibi hisler yaşatmadı.



Fotoğrafı yakından çekmeme rağmen çok görülmese de içeriği de temiz sayılabilir. İçeriğinde en azından parapen ve parfüm olmayışı cilt için iyi bir durum. Günlük bakım için ideal ama makyaj çıkarmak için uygun değil ki zaten bence herzaman makyajı önce makyaj temizleyicilerle temizlemek gerekiyor. Ürünü kullanmadıysanız ve alacaksanız köpürmediğini de belirteyim. 

Genel olarak hassas cildi olanlar için iyi bir temizleme jeli. Fiyat performans açısından da geçer notu rahatlıkla alır. Ben bir kere kullandım ve memnun kalmıştım. Hepinize iyi günler diliyorum bir sonraki yazımda da markanın toniğinden bahsetmek istiyorum. Hoşçakalın. 



14 Eylül 2017 Perşembe

Sephora Marka Tonik



Merhabalar; bir önceki yazımda Sephora markasının yüz ve makyaj temizleme jelini yazmıştım ve yine Sephora'dan devam edeyim diyerek bu sefer de toniğini anlatmaya çalışacağım. Zaten Sephora markasından sadece bu iki ürünü kullanmıştım.

Aslında bu da temizleme suyu olarak geçiyor yani bir nevi mircelar su gibi ama daha çok tonik olarak kullanıma uygun, çünkü ciltteki kirli tabakayı çok iyi temizliyor ama yüz makyajını temizlemiyor. Cildi çok kurutmuyor ve eğer sabahları yıkamak için vaktiniz yoksa bu ürünü yıkama jeli olmadan da tek başına kullanabilirsiniz. İçeriğinde parapen ve alkol yok ve bence alkol olmaması çok büyük avantaj çünkü alkol bir süre sonra cildi kurutabiliyor.

Nemli bir yapısı var çok kuru bir cildiniz yoksa rahatlatıcı bir etkiye sahip ama kuru bir cildiniz varsa hafif bir gerilme hissedebilirsiniz, yani bu tonikten değil cilt yapınızla alakalı biraz. Benim öyle oldu çünkü, çok gerilme yaşatmadı ama biraz çekildi ve canlandırıcı bir etkisi de var.


Kokusu yok diyemem yoğun ama güzel bir kokusu var o nedenle kokular sizi rahatsız ediyorsa bu ürünü çok kullanamayabilirsiniz.

Ürünü ben genel itibariyle beğenmiştim ama en sevdiğim tonik değildi ve ilerleyene yazılarda en sevdiğim toniği tabii ki paylaşacağım ki artık hep onu kullanıyorum.

Okuduğunuz için teşekkürler bir sonraki yazım da yine bir yüz yıkama jeli üzerine olacak, bu ürünleri bitirdikten sonra bol bol veganlıkla ilgili konular olacak artık bu sayfada. İyi günler diliyorum, kendinize iyi bakın.

10 Eylül 2017 Pazar

Sephora Marka Yüz Yıkama Jeli





Merhaba; bugün sizlere Sephora markasının hem yüz temizleme  jeli hem de makyaj temizleme jeli olarak kullabildiğiniz yüz temizleme jelinden bahsedeceğim.

Ben köpük ve temizleme sütlerine nazaran jelleri daha çok beğeniyorum ve açıkçası kullanırken daha uzun süre dayandıklarını düşünüyorum.  Yüzünüzde makyaj varsa eğer ve kalıcı bir fondöten varsa bence öncelikle makyaj temizlemenizi başka bir markayla yapmanızı tavsiye ederim, çünkü direkt bu ürünle yüzünüzü yıkadığınız zaman fondöten kalıntıları kalabiliyor ama yüzünüzde hafif bir fondöten veya bb krem gibi bir ürün varsa çıkarmada çok başarılı.

Hem makyaj temizleme hem de yüz yıkama jeli olarak kullanmak istiyorsanız bence 2 kere yüzünüzü yıkamanız gerekiyor, bu sayede yüzü çok daha iyi temizliyor ve duru bir cildiniz oluyor. Kokudan rahatsız olanlar için de bu ürünün çok yoğun bir kokusunun olmadığını hatta neredeyse kokusuz olduğunu söyleyebilirim.

Yüzü çok germiyor ve kurutmuyor o nedenle kuru bir cildiniz varsa da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ben genelde 2 amaç için kullanılan ürünleri sevmem yani bir ürün ya makyaj temizler ya da yüz yıkama jelidir benim için ama ilk defa 2 fonksiyonu olan bir ürünü beğendim. Dediğim gibi ben bu ürünü beğendim ama hayatımda aldığım karar nedeniyle bir daha almadım ve bundan sonra da almayacağım ama siz almak veya denemek isterseniz diye yazmak istedim.

Herkese iyi günler diliyorum bir sonraki yazım yine bir kozmetik ürünü olacak muhtemelen ama hangisi hakkında yazacağıma karar vermedim bir fotoğraflara bakmam gerekecek. Okuduğunuz için teşekkürler.



21 Haziran 2017 Çarşamba

Kiehl's markasına ait clearly corrective dark circle perfector



Merhabalar bu sefer sizlere Kiehl's markasına ait kullandığım son ürün olan dark circle perfectoru tanıtmaya çalışacağım.

Ürünün zamanında gözümü nasıl kapattığını da çekmiştim ama fotoğrafı silmişim bir türlü bulamadım o yüzden maalesef onu paylaşamayacağım ama Kiehl's mağazına gidersem yakın zamanda mutlaka fikir vermesi açısından çekeceğim.

Ürün göz altı için bb krem olarak geçiyor ve göz altınızdaki morlukları kapatmayı, uzun vadede de azaltmayı vaat ediyor. En önemli özelliği ise 30 faktör güneş korumalı oluşu.

Kolay sürülebilen bir yapısı var ve kesinlikle parlamıyor ayrıca çok doğal bir görüntü veriyor ama çok sürdüğünüzde birkaç saat sonra göz altındaki çizgilerinize dolabiliyor. Bu nedenle çok iyi yedirmeniz gerekiyor.


Göz altı çizgileriniz çok belirgin değilse ve mor halkalarınız az ise çok rahat kapatabilirsiniz ve doğal bir görüntü yakalayabilirsiniz. Özel bir makyaj yapacağınız zaman da baz gibi kullanabilirsiniz ki ben o şekilde bayağı verim almıştım. Bir de yazın sıcağında hafif bir makyaj yapmak tercihiniz ise onun için de ideal bir ürün. Ürünün fiyatı şu anda 145tl.

Kısacası göz altınız için alternatif bir çözüm arıyorsanız ve güneşten de korumak isterseniz ben tavsiye ederim.

Kiehl's markasından kullandığım ürünler bunlardı. Bu yazıdan sonra da Sephora markasına ait 2 ürün kullanmıştım onları birlikte yazmayı planlıyorum. Herkese iyi günler diliyorum.

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Kiehl's marka Midnight Recovery Serum

Merhabalar bu sefer de size Kiehl's markasına ait midnight recovery serisinin serumunu anlatacağım. Aslında bu kendim aldığım bir ürün değildi ablama almıştım ama ona fazla gelince yarısını bana verdi ve böylelikle deneme şansım oldu ve iyiki de olmuş. 

Benim kuru bir cilt yapım var o nedenle bana iyi geldi, Ürün bütün gece boyunca cildinize nem vermeyi ve ışıltı katmayı vaad ediyor. Kuru ve karma ciltlerde işe yarayan bir ürün  ama yağlı ciltlerde ve özellikle akneye meğilli ciltlerde çok tavsiye edilen bir ürün değilmiş çünkü yağlanmaya neden olabiliyormuş.

Ürünü gece yatmadan önce nemlendiricinizi sürmeden 1-2 damla avcunuza alarak bütün yüzünüze masaj yaparak sürüyorsunuz. Açıkçası 1 yıla yakın yetiyor bu şekilde kullanınca zaten daha fazlası işe yaramıyormuş.


Ürün içeriğinde de  genel olarak bitkilerden elde edilen yağlar var ama bu bitkilerden herhangibirine karşı alerjiniz varsa yine muhtemelen kızarıklığa ve kaşıntıya neden olabilir. O nedenle ürünleri merak ediyorsanız mutlaka bir Kiehl's mağazasına gidin ve tersterlarını isteyin. 



Bir sonraki yazımda da kapatıcı etkili göz kremini kullanmıştım Kiehl's markasının onu anlatmaya çalışacağım. Herkese iyi günler.

25 Mayıs 2017 Perşembe

Kiehl's Midnight Recovery Eye



Merhabalar bu yazımda çok önceden kullandığım ve memnun kaldığım ama malum artık vegan ürünleri tercih ettiğim için bir daha almayacağım bir ürünü tanıtacağım. Merak edip almak isteyen olursa diye bilgi vermek istedim. Kielh's markası ülkemize geleli bayağı oldu ama bilmeyenleriniz varsa kısaca bahsedeyim.

Kielh's NewYork'lu bir marka ve sonrasında dünyanın her yerine yayılmış ve yayılmaya da devam eden bir marka. Küçük dükkanları var ve gelen müşterilerine hem yeni ürünleri tanıtmak hem de markayı tanıtmak anlamında testerlar veriyorlar. Aslında normalde alışveriş yapmanıza gerek yok markayı kullanmadıysanız ve denemek istediğinizi belirtirseniz size uygun olan ürünlerden birkaçını size vereceklerdir (en azından eskiden öyleydi, hâlâ öyle olduğunu düşünüyorum).

Ürüne gelecek olursak gece süreceğiniz ve gece boyunca göz çevrenize nem sağlayacak bir ürün. Yapısı çok yoğun değil ve hemen emiliyor. Ben nem vermesinden çok memnun kaldım özellikle kuru bir cildiniz varsa tavsiye ederim ki çok az bir miktar bile yetiyor ve bayağı uzun süre gidiyor. Fiyatı da 120 tl olmuş şu anda. Ürün gözaltına ışıltı vermeyi ve çizgileri azaltmayı vaat ediyor. Eğer mor halkalarınız benimki gibi ırsiyse ona yapacak bir şey yok ama nem veriyor ve hafif bir ışıltı verdiği de doğru.

Açıkçası içeriği de çok kötü değil mesela parapen içermiyor. Alkol barındırıyor mesela eğer alkol sevmiyorsanız bu ürünü tavsiye etmem. Ama bana uzun süre gidecek ve etkisi fark edilecek bir ürün lazım diyorsanız bu markayı deneyebilirsiniz ve yanında verecekleri testerlar da diğer ürünler hakkında size bilgi verecektir.

Benim bu markadan denediğim 2 ürün daha var onları da en kısa zamanda yazacağım şimdilik herkese iyi günler diliyorum.

16 Mayıs 2017 Salı

İndirimde Rossmann Alışverişim



Anneler günü indirimde Rossmann'dan ihtiyaca yönelik bir alışveriş yaptım ki zaten vegan seçenekleri fazla olduğu için genelde Rossmann'dan alışveriş yapıyorum.

Ürünlerin tanıtımını da ileri  tek tek yazacağım, ben bu alışveriş için 63,81 tl ödedim. Tek tek neler aldığımı yazacak olursam;

Isana Men yıkama ve traş jelini aldım; 9.99 tl

Rival de Loop markasının hydro booster serisinden göz kremini aldım 6.99 (normalde 10 tl oluyor)

Yine Rival de Loop'tan bir tonik seçtim 6,99.

Sesu'nın roll on ağdasını seçtim bu da 4.49 tlydi.

Rival de Loop'un hydro booster serisinden yüz kremi aldım 10,40. Bu kremi ilk defa kullanacağım mutlaka yazarım.

Rival De Loop'un sürekli kullandığım clean and care serisinden bir makyaj temizleyicisi var onu da yine 6,99 a aldım. Bir de bu serinin çok sevdiğim yumuşak dokulu bir peelingi var onu da 6,99 tl ye buldum.

Ben sürekli olarak Facelle markasının pedlerini kullanıyorum onlar da indirimdeydi her zaman 5,00 tl ye alırım 3,49 tl ye indiğini görünce 2 tane de ondan aldım.

Son olarak da aloutte marka bir tuvalet kağıdı var Rossmann'ın kendi markası ben her zaman onu almaya çalışıyorum çünkü çevreye dost bir tuvalet kağıdı. Onun fiyatı da 3,99tl.

Benim aldıklarım bunlardı bir de üstten çektiğim fotoğrafını paylaşıyım.


Umuyorum bu indirimde siz de güzel şeyler bulmuşsunuzdur. Herkese iyi günler.

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Veganlık!

Veganlıkla ilgili uzun uzun yazmayacağım ama bundan sonra bu blogda neler bulacaksınız aslında ondan bahsedeceğim.

Yaklaşık olarak 2 senedir veganım yani herhangi bir hayvansal gıda tüketmiyorum ya da giymiyorum ki zaten vegan olmadan önce de deri, yün, kürk vs. gibi şeyler kullanmazdım. Bu hayatımda verdiğim en doğru karardı ve ben de bundan sonra yaşadığım her tecrübeyi burada paylaşmak istedim.

Peki bundan sonra neler bulacaksınız? Aldığım vegan bir ürünün tanıtımını, yaptığım alışverişleri, yaptığım yemeklerin tariflerini, veganlıkla ilgili okuduğum kitapları, veganlıkla ilgili bilgileri ve aslında vegan olmaya karar verdiğim süreci de paylaşacağım.

Uzun bir hikaye bu ama çok keyifli ve bu konulara geçmeden önce hızlıca zamanında kullandığım kozmetik ürünlerin tanıtımını yapacağım. Ayrıca kozmetik olarak şimdi neler kullanıyorum günlük ve haftalık cilt bakım rutinim nedir gibi şeyleri de paylaşacağım.

Umarım herkes için faydalı olur, herkese iyi günler.

27 Haziran 2015 Cumartesi

Hanımlar Yeni Evlerini Arıyorlar

Evet Betty'nin 13 mart tarihinde dünyaya getirdiği 5 yavrudan 3'ü yeni evlerine kavuştular şimdi sıra anneyle birlikte diğer 2 yavruda. Annemiz kısırlaştırıldı ve iç dış parazit aşısıyla birlikte kuduz aşısını da oldu. Çok sevecen ve kucakta olmayı çok seven bir kedi. Yavruları ise bebekliğin verdiği duurmdan ötürü çok oyuncular, aynı zamanda da çok hanımlar. Kuru mama ve yaş mama yiyebiliyorlar, kumu nasıl kullanacaklarını da anneleri öğretti. Ayrıca tırmalama tahtasını da kullanıyorlar şu an için etrafa zarar vermişlikleri yok. Kedi konusunda tecrübeli olan ve bunların henüz yavru olduğunu o nedenle de çok hareketli olduklarını bilecek ve ona göre uğraşıp eğitecek ayrıca kedilerin ortalama 20 yıl yaşayacağını ve onun da bir canlı olduğunu, o nedenle iyi bakılması gerektiğini asla unutmayacak ve hiçbir koşulda (türlü bahanelerle) terketmeyecek kişilerin ulaşması tercihim. duyguozgurkaya@gmail.com adresine kendinizi tanıtan bir mail atarsanız size geri dönmem daha kolay olacaktır.
İstanbul









30 Mayıs 2015 Cumartesi

Kielh's Calendula Herbal Extract Tonik



Kiehl's markası hem çalışanlarının ilgisi hem de verdiği tersterlar sayesinde birçok kişinin kısa sürede gözdesi oldu. Ben de bu yazıda hassas ciltler için olan calendula özlü toniğini anlayacağım.

Toniğin tam içeriğini anlatmadan önce çok bereketli olduğunu söylemek istiyorum. Düzenli olarak kullandım ve 250ml 6 ayda bitti yani bir damlası bile yüzünüzü temizleyeme ve yatıştırmaya yetiyor. Ama...

Evet ürün belki iyi gibi görünebilir ama bir sürü iyi olmayan özelliği var. Bir kere içeriği çok iyi değil ki normalde içeriğe çok önem veren ben herhalde çok vaktim olmadığı için ve ürün çok iyi anlatıldığı için aldım ama eve gelip baktığımda keşke almasaydım dedim. İçeriğini aşşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz.



Bunun yanı sıra normalden yağlı ciltlere yönelik  bir ürün, oysa ki benim cildim kuru ve yapılan analizde de kuru çıktı ve bunu kullanmam iyi olur mu diye sorduğumda herhangi bir sorun olmayacağını söylediler ama sanki kullandıkça kurutuyormuş gibi hissettim. O nedenle kuru bir cildiniz varsa ben çok tavsiye etmiyorum ama hassas ve yağlı bir cilt yapınız varsa o zaman size iyi gelebilir.

Bir de bir daha almam dediğim başka bir konu ise markanın Çin pazarında yer alıyor oluşu. Bilenler bilir Çin kozmetik markalarına hayvan testi yapma zorunluluğu kılıyor ki bu durum benim için çok çok önemli ve markanın Çin pazarında yer aldığını öğrendikten sonra elimde olan ürünleri bitirip bir daha kesinlikle Kiehls ürünü almamaya karar verdim.

Son olarak fiyatı da 109 tl ve bu fiyata hatta daha uyguna içeriği çok daha temiz olan bir sürü marka var. Ben alırken açıkçası ilk defa çok irlemedim ve almış oldum ama bir daha daha önce yaptığım gibi herşeyini yine irdeleyeceğim. Yanibenim için pişmanlık oldu umuyorum sizin için olmaz.









14 Ekim 2014 Salı

Seygiyle çok yakışıklı olacak oğlumuza ev arıyoruz!

Cuma günü Üsküdar'dan sokaktan bir yavru kedi kurtardım. Annesi yokmuş ve bir okulun bahçesine sığınmış, okulda yaşayan bir anne ve 4 yavrusu var. Anne bu kediye hiç ses etmemiş, birlikte yaşamaya başlamışlar ama kurtardığım kedinin gözleri kötü bir haldeydi, her annesiz kedinin başına gelen onun da başına gelmişti. Ayrıca 3 aylık falan olmasına rağmen çok zayıftı. Yakalamak çok zor oldu ama sonunda yakalayarak hemen yakındaki kendi veterinerime götürdüm. İç dış parazitlerini oldu. Gözü ve kulakları temizlendi. Antibiyotik ve enfeksiyon için iğne de oldu. Şimdi 1 hafta gözü için pomat kullanmaya devam edecek. Eve getirdim, evimizde başka bir odaya koydum kendi kedimdem ayırdım. 1 hafta falan geçsin karşılaştıracağım ama şimdilik hem yavru kendini toplasın hem de bizim ki huysuzlanmasın diye ayrılar. Daha 3 gün geçmesine rağmen kendisini toparladı bile. Bütün parazitlerini döktü. Gözünün şişliği gitti sadece akmaya devam ediyor bir de kızarıklığı var biraz. Yavru olduğu için aşırı hareketli ve çok oyuncu. Bu arada kum eğitimi de tamam. Odaya girdiğim an mırıldamaya başlıyor, yavrum sevgiye o kadar aç kalmış ki. Şimdi tek eksiği ona iyi bakacak ve hayatının sonuna kadar her zaman sahip çıkacak bir ev bulmak. İnşallah o da kendine iyi bir ev bulur. Ev bulana kadar ben de kalmaya devam edecek tabii ki. Kedimiz sarman ve erkek. Ayrıca ona evini açan kişite taşıma çantasını ve tuvaletini de vereceğim. Kuru mama ve ıslak mama yiyebiliyor. İrtibat: 538 276 06 61.






8 Haziran 2014 Pazar

Yeni bloğuma beklerim


Merhabalar, artık başka bir blogta yazacağım aslında o blogtan çok, işlerimi yaptığım bir yer olacak. Bilenler bilir, gazetecilik mezunuyum ve bu işi yapmayı seviyorum. Yeni bloğumda da doğal olarak haberler paylaşacağım, spor haberleri ve sonuçları hakkında yorumlar yapacağım, yaptığım röportajları sizle paylaşacağım. Sadece spor haberleri de olmayacak genel olarak yaptığım sayfaları ve programları bulabilirsiniz.

Bloğun adresi ise şu şekilde; http://duyguozgurkaya.blogspot.com.tr/.

Bu blogta ise çekiliş haberlerini, kozmetik ve moda ile ilgili yazılarımı bulabilirsiniz.

Herkese güzel günler diliyorum.

6 Mayıs 2014 Salı

Bir ayda ne okudum

Pinuccia'nın düzenlediği bahar okuma şenliğine katılmıştım ve listemi yapmıştım. Listemi buradan görebilirsiniz buyrun.

Bu listeden şu an için altı kategoride kitabı okudum ve onları size tanıtmak istiyorum.

İlk olarak 4. kategoride bir hikaye kitabı okumak gerekiyordu ve ben Emrah Serbes'in Hikayem Paramparça adlı kitabını seçmiştim. Emrah Serbes sevdiğim bir yazar ve bu kitapla birlikte çıkardığı bütün kitapları okumuş oldum. Kitap 175 sayfa ve Everest Yayınlarından çıkmış. İçerisinde bir sürü farklı hikaye var, aslında hikayelerin neredeyse hepsini daha önce Afilli Filintalarda paylaşmıştı. Oradan farklı olarak son öykü olan Galip İşhanı var ki yine bizi farklı bir öyküyle baş başa bırakıyor Emrah Serbes. Kitapta altı çizilecek çok fazla cümle var ki şu paragraf Behzat Ç.'de Behzat'ın kızına yazdığı mektupta da vardı;
"Kar taneleri birbirine benzemez. sözcükler de benzemez ama bir cümle başka bir cümleyi hatırlatır her zaman. Koşan atlar, düşen atları hatırlatır. Yağmur yağar, durur, tekrar başlar. Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. 
yalan mı söylüyorum yine, olsun. sen biliyorsun nasılsa. Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı."


İkinci olarak da 2. kategori için Küçük İskender'in Sarı Şey adlı şiir kitabını okudum. Kitap 111 sayfa ve Sel Yayınlarından çıkmış.  Küçük İskender'le üniversitedeyken aldığım bir ders sayesinde tanışma fırsatı bulmuştum ve iyi ki şiir yazıyor dediğim kişilerden biri. Sarı Şey'de şiirlerin içerisinde geçen tek cümleye takılıp bütün şiiri sevebiliyorsunuz. Favorim olan çok dörtlük var ama özellikle şunu paylaşmak istiyorum;
"Ey Devlet, beni de Ötekileştir!
Çünkü ötelenen, merkeze göre menzile daha yakındır.
Ey Devlet, beni de Başkalaştır!
Çünkü başkalaşan, sana benzemeyi bırakmıştır.
Ey Devlet, beni de Yabancılaştır!
Çünkü yabancılaşan, neden sevilmediğini anlayacak kadar
düşünmeye başlamıştır.





3. kategoride de herhangibir edebiyat ödülü kazanan bir kitabı okumak gerekiyordu. Ben Latife Tekin'in Unutma Bahçesi adlı kitabını seçtim. Everest Yayınlarından çıkan kitap 347 sayfa. Kitap Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin 2006 yılında Sedat Simavi Edebiyat ödülünü almış. Daha önce Latife Tekin okumamıştım ve ebnce farklı bir dili var. Unutma Bahçesi'nde unutmak isteyen insanlar biraraya gelir ve geçmişte unutmak istedikleri ne kadar şey varsa onları unutmaya çalışırlar. Sizin de unutmak istediğiniz bir şey varsa kitap iyi gelebilir.




8. kategori için sinemaya uyarlanmış bir kitabı okumak ve filmi izlemek gerekiyordu. Ben de Patrick Süskind'in Koku adlı romanını seçtim. Kitap 292 sayfa ve Can Yayınları'ndan çıkmış. Koku filmini daha önce izlemiştim ve hikayeyi biliyordum ki aslında filmden önce de kitabı bir arkadaşım anlatmıştı. Kitap uzun zamandır kütüphanede duruyordu okumayı istiyordum ama erteliyordum ve bu sayede okumuş oldum. Filmden daha da etkiliyor aslında çünkü betimelemeleri çok başarılı. Kitabı okuyup ardından tekrar filmi izledim ve bu sefer daha da etkiledi. Eğer siz de filmi izleyip kitabı okumadıysanız tavsiye derim. Konusunu bilmeyene varsa kısaca şöyle yazabilirim;  Kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille'dir ve Grenouille herkesin, her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahidir. Birgün kendi kokusunun olmadığını, bulunduğu yerlerde insanların kendisinden çıkan kokuyu alamadıklarını fark eder ve kendini kaybeder. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına sanki insanmış izlenimi verecek kokular sürünmektir. Bunun için de kendisine bir yol bulur. (bilenler bilir bulduğu yolu ama bilmeyeneler için yazmıyım)


1. kategoride tavsiyelerine güvendiğim birinin önerdiği bir kitabı okumak gerekiyordu ben de Pinuccia'nın önerdiği Aldous Huxley'in yazdığı Cesur Yeni Dünya'yı okudum. Kitap İthaki Yatınları'ndan çıkmış ve 349 sayfa. Kitabı okumayı hep istiyordum ama sürekli almayı unutuyordum ve sonunda alıp okudum ki neden daha önce okumadım dedim çünkü Aldous Huxley yine harikalar yaratmış. Kitapta ütopik diyebileceğimiz farklı bir dünya var. İnsanlar zengin, hastalık yok, herkes eşit, vb. Ama bazı değerlerde yok edilmiş mesela aile gibi. Kitaptaki karakterlede aslında gerçek yaşamdaki kişileri temsil ediyorlar ki zaten verilen isimlerden de bunu anlayabilirsiniz. Örneğin Bernard Marx diye bir karakter var adını Karl Marx ve George Bernard Shaw'dan aldığını okuduğunuz zaman anlayabilirsiniz. Bilim-kurgu seviyorsanız okumanızı öneririm. 

11. kategoride de Rus Edebiyatı'ndan bir kitap okumak gerekiyordu ben de yıllar önce bir sahaftan aldığım Nikolay Çernişevski'nin romanı Nasıl Yapmalı'yı seçtim. Bendeki kitap Kuzey Yayınlarından çıkmış ve 304sayfa. Bu 1.cildi şimdi 2. cildini de alıp okumak istiyorum. Cesur Yeni Dünya ile arka arkaya okudum ve ikisinde de ütopik bir hayat olduğu için aslında fazlasıyla etkilendim. Kitapta sosyalist kruluş sürecini de görebilirsiniz. Kitapta Çernişevki komün hayatı ve soyalizmi kitabın kahramanı olan Vera Pavlovna üzerinden okuyucuya anlatmaktadır.  Rus edebiyatını sevelerdenseniz bu romanı da okumanızı öneririm. 


Benim okuduğum kitaplar bunlardı toplamda 90 puan yapıyor ve 1578 sayfa okumuş oldum. 

Kitaplarla geçireceğiniz güzel günler dilerim.


4 Mayıs 2014 Pazar

Ispanak Yatağında Beşamel Soslu Tavuk


Geçenlerde canım hem ıspanak hem de tavuk çekmişti ve de fırında yapılacak bir yemek yapmak istiyordum işte o an aklıma geldi bu tarif. Hem çok kolay yapılacak bir tarif hem de besleyici ve lezzetli.

Malzemeler;

Ispanak için;

1 demet ıspanak
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tutam tuz
Aslında ne kadar yapmak istiyorsanız ıspanağı o kadar almanız daha doğru olur, çok yapmak istiyorsanız kendinize göre alın.

Tavuk için;

300 gr tavuk göğsü
1 yemek kaşığı salça
1 tutam karabiber
1 tutam kırmızı biber

Beşamel sos için;

1 yemek kaşığı un
1/2 yemek kaşığı tereyağ
1.5 şu bardağı süt
1 tutam tuz

Öncelikle tencereye 1 yemek kaşığı sıvıyağı koyuyoruz ve yemeklik doğranmış kuru soğanları kavuruyoruz. Sonrasında üzerine ince ince kıyılmış ıspanakları koyuyoruz, tuzunu da ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. Ispanaklar yumuşayınca ocağın altını kapatıyoruz.

Küp küp doğradığınız tavuk göğsünü tavaya koyun, rengi beyazlaşınca bir yemek kaşığı salçayı ekleyin ve karıştırın. Bıraktığı suyunu çekince ocağın altını kapatın.

Beşamel sosu hazırlamak için ise; tencereye tereyağını ve unu koyun. Yağı erimeye başlayınca yavaş yavaş sütü ekleyin. Tuzunu ekleyip karıştırmaya devam edin. Kıvamı koyulaşıp muhallebi gibi olunca ocağın altını kapatın.

Fırın kabına önce hazırladığını ıspanağı koyun ve iyice yayın, üzerine tavukları koyun en üzerine de beşamel sosu döküp 175 derece fırında 30 dakika pişirin ve yemeğimiz hazır. Son hali bu şekilde görülüyor.










29 Nisan 2014 Salı

Alterra Marka BB Krem


  
 Günlük hayatımda ben de fondöteni bırakıp BB kreme geçenlerdenim. Bu yazımda da size Rossmann mağazasının markası olan Alterra'nın yeni çıkardığı BB kremden bahsedeceğim.


Rossmann'ın kendi markalarını genel olarak çok beğeniyorum. İçeriği de tamamen organik olduğu için Alterra markasının ürünlerini tercih ediyorum. Geçen gittiğimde de yeni çıkardığı BB Kremi görünce dayanamadım aldım. Fiyatı da 9.99 du ve çok uygundu.

Kullanmaya hemen başladım, sürmesi çok rahat. Güneş ışınlarına karşı koruması olan krem cildin rengini gerçekten dengeliyor ve BB kremlerden beklediğimiz her şeyi yapıyor. Tek kötü yanı ise gün içerisinde yenilemeniz gerekiyor ki organik olan birçok ürün için bu zaten geçerli.

Açık ve koyu tenler için olarak 2 ayrı seçeneği bulunuyor. Hem ucuz hem de içeriği tamamen doğal bir BB Krem istiyorsanız hemen Rossmann mağazalarına gidin ve alın derim.

8 Nisan 2014 Salı

Kimi Raikkonen olmadan F1 olmaz!


Kimi Raikkonen'in Ferrari'ye geri dönüşüyle alakalı şöyle bir yazı yazıp, sayfa tasarlamıştım. Paylaşmak için geç kaldım ama paylaşmadan da olmazdı. İyi okumalar.



3 Nisan 2014 Perşembe

Bahar Okuma Şenliği 2014 Kitaplarım

Pinuccia'nın kitaplarının düzenlediği kış okuma şenliğine katılmıştım ama sonradan okumam gereken başka kitaplar çıkınca bitirememiştim ama yine de uzun süredir ertelediğim kitapları okumamı sağlamıştı. Şimdi de bahar okuma şenliği var. Şu adresten bulabilirsiniz tık tık. Benim bu sefer ki listem şu şekilde ve bu sefer okuduğum her kitabı üşenmeyeceğim yayınlayacağım.


1. Kategori (10 puan): Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)

Ben bu kategoride hem uzun süredir okumak istediğim hem de Pinuccia'nın kendi bloğunda tavsiye ettiği bir kitabı okuyacağım. Cesur Yeni Dünya Aldous Huxley.

2. Kategori (15 puan): Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).

Şiir okumayı her zaman sevmişimdir o nedenle bu kategoriye bayıldım. Seçtiğim kitap ise Küçük İskender Sarı Şey.

3. Kategori (15 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Latife Tekin'den Unutma Bahçesi adlı kitabı seçtim. Kitap 2006 yılında hem Türkiye Gazeteciler Cemiyeti hem de Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü almış.

4. Kategori (15 puan): Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok).

Emrah Serbes'i çok beğenirim. Bu kategori için onun Hikayem Paramparça adlı kitabını seçtim.

5. Kategori (20 puan): Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Kütüphanemde duran eski bir kitabı tercih ettim. Merak ediyorum konusunu. Karanfilli Kadın A.J. Cronin.

6. Kategori (20 puan): Şimdiye kadar hiç bir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Polisiye kitapları severim, çok değer verdiğim bir hocam bu kitabı hediye etmişti ve okuyamamıştım ve ben de hemen bu kategori için Piraye Şengel'in Gölgesiz Bir Kadın adlı kitabını seçtim.

7. Kategori (20 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Açıkçası bu kategori için kütüphanemde bir kitap bulamadım ve bu kategori için okumak istediğim yeni çıkan bir kitabı seçeceğim.

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere (En az 200 sayfa).

Koku filmini izlemiştim kitabı da hep merak ediyordum ve bu sefer önce kitabı okuyup ardından filmi izleyeceğim. Bu kategori için anladığınız üzere Patrick Süskind'in meşhur romanı Koku'yu seçtim.

9. Kategori (20 puan): Kütüphanesinde en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa).

Murathan Mungan'ın çok kitabını okumadım ama Üç Aynalı Kırk Oda bir şekilde kütüphanemde yerini almıştı. Kaç yıl oldu bilmiyorum ama gerçekten en uzun süredir okunmayı bekleyen kitap o.

10. Kategori (25 puan): Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Balzac'ın Vadideki Zambak adlı romanını hep merak etmiştim ve bu kategori için çok uygun oldu. Bu zamana kadar aslında okumuş olmam gerekirdi ama olsun, bu sayede okumuş olacağım.

11. Kategori (25 puan): Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Rus ebebiyatını sevenlerdenim ve merak ettiğim kitaplardan biri olan Çernişevski'nin romanı Nasıl Yapmalı'yı bu kategori için seçtim.

12. Kategori (45 puan): Aynı yazardan en az 1.200 sayfa kitap okuyanlara.

Bu kategori için eski olan ama benim kütüphaneme yeni kattığım bir seriyi okuyacağım. Christian Jacg'un yazdığı Ramses sersini seçtim. 
Benim seçtiğim kitaplar bunlardı, umuyorum hepsini bitirebilirim. Sizde katılmak isterseniz yukarda linki verdim.

Herkese iyi okumalar.


16 Mart 2014 Pazar

Dünya'nın gördüğü en büyük sporcu o!




Tarihten de anlayabileceğiniz gibi çok önceden yaptığım bir röportajdı. Aykut Akalın 58 yaşındayken Güneşspor'un hem başkanı,  hem teknik direktörü hem de kaptanıydı yani sahada 90 dakika top koşturuyordu. Hikayesini merak etmiştim ve kendisine ulaştım ve gerçekten konuşmanın sonunda hayran kaldım. Karşımda gerçek bir sporcu vardı ve sadece futbolla ilgilenmiyordu, başka sporlarda da başarılıydı. Sporun yanı sıra iki tane düğün salonunu da işletiyordu. Gerçekten bir başarı öyküsüydü. Bu haber bana 22. Aydın Doğan Genç İletişimciler Yarışması'nda spor kategorisinde 2.lik ödülünü de getirdi. Benim için çok özeldir. Hikayeyi merak ettiyseniz, buyrun. İyi okumalar.





21 Şubat 2014 Cuma

Bu grubu seveceksiniz! İkiyüzonaltı



Bu blogda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Bugün ise size yeni ama ilerisi için güzel şeyler yapacağını düşündüğüm bir müzik grubundan; İkiyüzonaltı'dan bahsedeceğim. 

Grubun facebook adresi olan https://www.facebook.com/216official da biyografi kısmında şu ifadeler yer alıyor: " Temelleri 2007 yılına, loş bir odaya uzanır. Blues hüznüyle bir takım sözler ve müzikler oluşmuştur. Uzun bir süreçte insanlarla, çocukluk düşleriyle, uktelerle harmanlanan söz ve müzikler 216'nın dumanıyla birgün bir araya gelir. Gövdesi geniş yaşlı bir Ihlamur Ağacı'nın altında her biri bir karakteri anlatan ve içinde gözlemler barındıran 10 şarkılık bir albüm hazırlanır; Kiraz Yangınları. Ve grup 20 Eylül 2013 tarihinde insanlara varlığını duyurur.  

İkiyüzonaltı, aşktan ziyade aslında bahsedilmesi gereken fakat hep arka planda tutulmuş hayatın içindeki birçok olguyu dile getirmeyi ve insanlara öyküler anlatmayı hedefler." 

Bu cümleleri okuduğu zaman insan bu grupta kendinden bir şeyler buluyor aslında ve yaptıkları müzikle size nefes aldırıyorlar. 

Grubun facebook sayfasında şarkılarının bir kaçının kayıtları var, bence dinlemelisiniz. Ayrıca güncel haberler için twitter adresleri de şöyle; https://twitter.com/official216.

Grubu soundcloudtan da dinleyebilirsiniz, buyrun linki; https://soundcloud.com/ikiyuzonalti.

Grupla iletişime geçmek için facebook ve twitter adreslerini kullanabileceğiniz gibi ayrıca ikiyuzonalti216@gmail.com mail adresinden de ulaşabilirsiniz. 

Grupta yer alan kişiler kim derseniz;

Vokal ve gitar: Furkan Akdoğan

Gitar: Hür Kır

Bas Gitar: Yılmaz Çuhacıoğlu

Davul: Atakan Akın.

Son olarak İkiyüzonaltı 28 Şubat'ta Taksim'de Nina sahnesinde olacak. Etkinlik hakkında tüm bilgiler burada . Üç grup sahnede olacağı için girişte ikiyüzonaltı için geldiğiniz söylemeyi unutmayın.

Kaliteli müzikle kalın.


17 Şubat 2014 Pazartesi

Çekiliş kazandım ben

Çekilişlere katılmayı seviyorum ve geçenlerde kozmetik ve kitap bloğunun yaptığı çekilişi kazanmıştım yeni paylaşabiliyorum. Bu arada bloğa buradan ulaşabilirsiniz tık tık .

Şimdi dilerseniz kazandığım çekilişte hangi ürünler varmış bakalım. Öncelikle fotoğrafını paylaşmak istiyorum.


Gördüğünüz gibi ürünler bu güzel makyaj çantasının içinde geldi. İçinde ise şunlar vardı;

Cildim için yeni bir marka arıyordum aslında ve bu çekilişi kazandığıma çok sevindim. Çekilişle Yves Rosher markasının Pure system serisinden yüz yıkama jeli, tonik ve sivilceye karşı kremi benim oldu. Ürünleri kullanmaya başladım ve çok memnunum ve ayrıntılı olarak da yazacağım. 

Dalan markasının el kremi. Kremi daha önce de kullanmıştım ve eli yumuşak yapan ve gerçekten iyi koruyan bir marka.

Clemy markasının salatalık özlü nemlendiricisi. Henüz kullanmadım ama salatalık özlü kremleri çok seviyorum onedenle bundan da memnun kalacağımı düşünüyorum.

Golden Rose markasının yeşil göz kalemi. Gerçekten yeşil göz kalemlerini çok seviyorum ve bu ürüne de bayıldım. Çok rahat sürülüyor ve kesinlikle tavsiye ederim.

Golden Rose markasının mavi göz kalemi. Yine bunun da sürülmesi çok rahat ve mavi renk seviyorsanız bence almalısınız.

Golden Rose markasının 84 numara lipstiği. Tam benim rengim ne çok kırmızı ne pembe ikisini arası hafif bordoya kaçan bir renk ve çantamda yerini aldı.

Golden Rose markasının 60 numara lipstiği. Açık pembe bir renge sahip, gün içerisinde nemlendirici olarak kullandığım bir lipstick oldu.

Flormar markasının pretty compact allığı. Rengi benim hep kullandığım ton olan pembe kahve tonu.

Maybelline marka rimel. Fırçası çok kullanışlı olduğu için sürmesi çok rahat ve kirpikleri de canlı gösteriyor.

Son olarak 4 adet tester ürünler vardı 2 tanesi Garnier markasının BB kremi, BB krem kuulnmak istiyordum en yakın zamanda deneyeceğim, diğer testerlardan biri Yves Rosher markasına ait selülit kremi ki onu da da kullanmadım ve bir de Yves Rosher markasına ait yüz jeli testerı. 

Evet hediyeler böyleydi ve çok keyifliydi benim için bu çekilişi kazanmak. Güzel bir makyaj çantam, beğenerek kullandığım yüz bakımı ürünlerim ve günlük makyaj için yeterli makyaj malzemelerim oldu. Şu an blogda 2. çekilişini başlatmış kozmetik ve kitap. Katılmak isterseniz yukarda bloğun linkini vermiştim.

Bir de son olarak çekiliş kazanmanın şerefine her 150 takipçi de bir çekiliş düzenlemeye karar verdim, gerçi ara ara da çekilişler yapabilirim. Bu nedenle bloğumu takipte kalın.

Yeni yazılarım da görüşmek üzere.