29 Ağustos 2012 Çarşamba



Bazı insanlar hep aklımda, kalbimin en kuytu yerinde duruyorlar.

10 Ağustos 2012 Cuma

Vee Hoşgeldin 25




24'ümde yanımda yoktun ama 24'ü güzelleştirdin ve 25'e çok güzel girmemi sağladın. Artık biliyorum ki her yaşım bir öncekinden güzel olacak. Güzel kalpli adam hep benimle ol, hep benim ol...

8 Ağustos 2012 Çarşamba

5 Ağustos 2012 Pazar

Nedensiz



Zaman geçiyor, geçtikçe de daha katlanılır oluyor bu acı ama ben sevgiliden önce bir dostu kaybetmenin acısını hep en derinde yaşıyorum ve terk eden sevgiliyi unutamayanlara içimden hep sövüyorum. Sen bu hayatta yaşamalıydın, sen hayatımda olmasan da senin yaşadığın dünyada yaşamaktan korkmazdım ben. Seni çok özlüyorum ve bunu anlayabilecek tek kişi 3 saat bekletmesine rağmen laf söylemediğin kişi. Sen kızamazdın hep huzuru verirdi o sakin sesin, konuşmasam neyin var demezdin, bilirdin, anlardın ve neyin var sorusundan ya da keyfin yok gibi, iyi misin sorusundan nefret ettiğimi bilirdin. Sevgilimi değil ama arkadaşımı çok özlüyorum. Mezarına gelememekten nefret ediyorum. Teoman Kardeleni söyleyebilse birileri keşke ve Teoman'ın şarkılarının çoğunu gerçek yapan bu kadın eski haline tamamen dönebilse.

Sana yazdığım son şarkıyı hiç dinleyemedin belki de zaten o şarkıyı yazarken yanımdaydın. Bazen hayatıma giren adam aynı zamanda son adamda olsaydı diyorum, keşke öyle olsaydı da hayatımdakinin eskileri de benimle olmasaydı...

27 Temmuz 2012 Cuma

Beni Yeniden Ben Yapana


Sıklıkla kendimden uzaklaşıyorum.
Biri çıkıyor ve “bu doğru efendimiss” diyor.
Biri çıkıyor ve “hayat şu” diyor.
Biri çıkıyor ve “böyle olmalı, şöyle yapmalısın” diyor.
Kim ne derse inanıyorum. Aptallaşıyorum. Aptallaştırılıyorum. İçimde bağırabağıra bir şeyler anlatmaya çalışan bir çocuk var ve ben ise sadece onun büyümesini istiyorum.

Dinlemiyorum. Görmezden geliyorum. Kim olduğumu unutuyorum ben bazen. Ve o en ölümcül hatayı yapıp, başkalarının benim hakkımdaki cevaplarını kabulleniyorum.

Sonra o geliyor.
İnsanlar ve kendim hakkındaki bütün yanlış inanışlarımı, teker teker, ve hiç kimseye okları çevirmeden, hiç kimseye tek bir adet kötü söz söylemeden; o kadar erdemli, o kadar gerçekçi ve o kadar tutarlı bir şekilde çürütüyor ki; okadar mantıklı ve aynı zamanda o kadar asil bir duygusallığa sahip ki; neyedeğer verileceğini, neye verilmeyeceğini, neyin gerçekten önemli, neyinse önemli gözükmek için yırtınan önemsiz bir detay olduğunu o kadar güzel hatırlatıyor ki..
Ve bunu yaparken hiçbir “karşılaştırma” bile yapmıyor, hiç kimseye “daha değersiz” bile demiyor.
O bunu hep yapıyor. Nasıl beceriyor?
Gerçekten anlamıyorum, nasıl beceriyor.. ama onu hakettiğime göre çok“kıymetli” bi insan olmalıyım ben.
Şu hayatta emin olduğum tek şey bu.

18 Temmuz 2012 Çarşamba



Hergün bir yerlere yetişme telaşıyla geçerken eskimeyen daha doğrusu zamana yenilmeyen bazı şeyler var hayatta ve o şeyler çok değerli. Bazen bir anı, bazen bir insan, bazense bir film, kitap veya bir mekan...

Değerli olan ne hayatında?

17 Temmuz 2012 Salı

yıllar sonra hatırlanan



15 dakikada yazdığım bir şarkı var, yıllar sonra tamamını hatırlayabildim. Ismarlama üzerine yazılan güzel hikayesi olan bir şarkı.


Sen hayali bir güzel kadın
Sen gözleri hep gülen balım
Sen umudu tüketmeyen kardelen
Sen ölümsüzlüğü keşfettiren kelebek

Birgün kırıldın, gittin
Gelmez dediler, sabırla bekledim
Sonunda karşımdaydın, yanılmadım
Yanılmadım

Sen masalları gerçek yapan kadın
Ben sende hep kendimi aradım
Kal hep artık benimle
Kırgınlığın geçtiyse